MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda verilen hükmün sanık ... ile aynı konutta daimi ikamet etmeyen kardeşi olan diğer sanık ...'e tebliğ edildiği, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun şekilde yapılmayan tebligat nedeniyle, sanığın temyiz isteminin öğrenme ile geçerli ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Katılan hakkında Çayırlı Devlet Hastanesince düzenlenen geçici raporda "5.parmak lateralinde şüpheli çatlak hattı? İleri tetkik ve tedavi için ortopedi ve travmatolojiye sevk" edildiğinin belirtildiği, hükme esas alınan... Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 06.08.2015 tarihli ortopedi uzmanınca düzenlenen raporunda ise "sağ el darp osseoz patoloji yok yumuşak doku travması basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği" belirtilmiş ise de sağ elde yumuşak doku travması oluşturan yaralanmanın ne sebeple basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği yönünde yeterli açıklık olmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile birlikte Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, yaralanmasının niteliği (özellikle kemik kırığı yada çatlağı olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği) hususunda ayrıntılı ve denetime olanak verecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden yetersiz ve çelişkili rapora itibar edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Oluşa ve dosya kapsamına göre, tarafların karşılıklı birbirlerini yaraladıkları olayda, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği, katılan ... ile babası ve amcası olan diğer katılanlar hakkında da sanığı kasten yaralamadan mahkumiyetlerine karar verilmiş olması hususları da gözetilerek,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli Esas 2002/4-238 - 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, bu durumun sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy