MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
2) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan adli raporlarına göre karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiği anlaşılan ve sanığın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı olayda, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanmasını gerektirdiği halde, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tam olarak belirlenemediği şeklindeki yanlış gerekçe ile tahrik indirimin yapılmaması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
3) Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın cezasında, sabıkalı geçmişi şeklindeki yanlış gerekçe ile TCK’nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmaması,
4) Adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nin 231. ve TCK’nin 51. maddesine uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı veya cezanın ertelenip ertelenmeyeceği hususunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığın sabıkalı geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi şeklindeki yanlış gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın ertelemesine yer olmadığına karar verilmesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy