MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müştekinin savcılık beyanında suç tarihinde yol verme nedeniyle kendisi ve akrabası ... ile sanığın içinde bulunan karşı grup arasında çıkan tartışmanın çevrede bulunanlarca aralandığını ancak bir süre sonra sanığın kendilerine hakaret ve tehditlerde bulunması üzerine tekrar tartışma başladığını ve çıkan tartışmada sanığın cebinden çıkardığı bıçakla kendisini yaraladığını beyan etmesine, dinlenen tarafsız tanık beyanlarından sanık ile müşteki arasındaki itişme ayrıldıktan sonra müştekinin yere düştüğünün, karın bölgesinden kan geldiğinin ve sanığın olay yerinden ayrıldığının anlaşılmasına, adli rapor içeriklerine, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, son ve 29. maddeleri uyarınca hükmolunan “3 yıl 9 ay hapis cezası” üzerinden TCK'nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken hesaplama hatası yapılarak "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası” yerine "2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına” hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy