MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak,
1) Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak ve sanığın beyanı alınarak CMK'nin 231/11. maddesine uygun olarak hükmün aynen açıklanması gerektiği, mahkemece duruşma açılarak sanığa usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak sanığın Manavgat Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile göndermiş olduğu 13.05.2015 tarihli dilekçesinde, savunmasının talimat yolu ile alınmasını talep ettiği halde yazılı şekilde sanığın savunması alınmadan karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Oluşa, müşteki beyanı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar Yasin ile Saim'in olay tarihinde fikir ve eylem birliği içerisinde, öncelikle sanık ...'in silahtan sayılan tahra ile katılanı kovalayarak yaralamak istediği, ancak katılanın kaçması nedeniyle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanık Saim'in silahtan sayılan kürek ile katılanın koluna vurmak suretiyle yaralaması şeklinde gerçekleşen olayda sanık ...'in iştirak halinde silahla basit yaralama suçundan sorumlu tutulması gerekirken sanık hakkında silahla basit yaralamaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
3) Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinin kabulü karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 07.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy