MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, eşi olan katılanı önce yumrukla yaraladığı, sonra arkasından silahtan sayılan cam bardak fırlattığı olayda, sanığın katılanı kasten yaralamaya yönelik birden çok eyleminin aynı suç işleme kastıyla, aynı anda ve çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, olay bir bütün olarak değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince sanığın tamamlanmış kasten yaralama suçundan sorumlu tutulması ve TCK'nin 86/2, 86/3-a,e maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek TCK'nin 35/1-2 maddesi gereğince sanığın cezasından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve basit tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılan ...'ın aşamalarda değişmeyen beyanı ile uyumlu adli rapor içeriği uyarınca, sanığın oğlu olan katılanı kasten yaraladığı sabit olduğu halde, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine, sanığın suç kastının bulunmadığı ve eyleminin terbiye sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
b) Katılan ... kolluk aşamasında alınan beyanında, sanığın kendisi ve annesine hitaben "15 gün içerisinde bu evi terk edeceksiniz, yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim" şeklinde tehdit içeren sözler söylediğini belirttiği halde, yargılama aşamasında, sanığın annesi ve kendisine hitaben "sizi öldüreceğim, keseceğim" şeklinde tehditte bulunduğunu belirttiği anlaşılmakla, katılanın aşamalardaki beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve olay hakkında bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan, soruşturma aşamasında ifadesi alınan Özlem Demirel tanık olarak dinlenip, sanığın katılana yönelik tehdit içeren söz söyleyip söylemediği ve bu sözlerin içeriği belirlenmeden, eksik incelemeyle ve "sanığın tehdit kastıyla değil de yaralama kastıyla hareket ettiği ve her iki katılanı yaralayarak kastını ortaya koyduğu, böylelikle üzerine atılı tehdit suçunun unsurunun oluşmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy