MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müşteki ...'ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının tür ve miktarı itibariyle verilen hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık hakkında müşteki ...’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Müşteki ... hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.11.2012 tarihli adli raporu içeriğine göre, "müştekinin boyun solda 8 cm lik kesi olduğu, V.Jugalaris eksterna yaralanmasına yol açtığı ayrıca sol göğüs yarısında 6 cm lik cilt altına nafiz kesi olduğu, damar yaralanmasının KBB tarafından onarıldığı" ve "müştekinin yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu" belirtilmiş ise de, müştekideki yaralanmaların hangisi ya da hangilerinin yaşamını tehlikeye soktuğu konusunda açıklama yapılmadığı, bu nedenle müştekinin yaralanmalarının ayrı ayrı nitelikleri konusunda ayrıntılı ve kesin raporu alınmaksızın hüküm kurulduğu anlaşıldığından, tüm doktor raporları, tedavi evrakları ve varsa grafilerinin ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, müştekideki her bir yaralanmanın hayati tehlikeye neden olup olmadığı konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, görev hususu da nazara alınmak suretiyle sanığın eyleminin kasten yaralama ya da kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmudığına ilişkin hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d,son maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi uyarınca savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy