MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi de dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı biçimde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ; Sanık hakkında mağdurda hafif ikinci derecede kırık oluşturacak şekilde meydana getirdiği yaralamadan dolayı 5237 sayılı TCK'nin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 87/3 maddesi ile 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki TCK'nin 86/1 ve 87/3. maddeleri eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki TCK'nin 86/1 ve 87/3. maddeleri uygulanarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de;
5237 sayılı TCK'nin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 87/3. maddesi ile kırığın hayati fonksiyonlarındaki etkisine göre bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verileceğinin öngörülmesi ve sanık hakkında mağdurda ikinci derecede kırık oluşturacak şekilde meydana getirdiği yaralamadan dolayı 5237 sayılı TCK'nin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 87/3. maddesi ile kırığın hayati fonksiyonlarındaki etkisine göre verilmesi gereken 2 yıl hapis cezası verildikten sonra TCK'nin 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında yapılacak indirim sonucunda sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmesi gerektiği halde, mahkemece 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki TCK'nin 86/1, 87/3 ve 62. maddelerinin uygulanması sonucunda 11 ay 20 gün hapis cezası verilmesi karşısında mahkemenin uygulamasının açıkça sanık lehine sonuç doğurduğu göz önünde bulundurularak geciken adalet adalet değildir ilkesi ile yargılamada dava zamanaşımı tehlikesi de gözetilerek yargılamanın daha fazla uzamaması ve yargılamanın dava zamanaşımına uğramaması için bu hatalı uygulamalar eleştirilmek suretiyle kararın onanması gerektiği görüşündeyim. 04.07.2018
Full & Egal Universal Law Academy