MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 05.07.2017 tarihli tevdii kararı üzerine, akıl hastalığı nedeniyle kendisini ifade edemeyecek durumda olan mağdur ... için 5271 sayılı CMK'nin 234/2. maddesi gereğince atanan zorunlu vekilin, gerekçeli kararın tebliği üzerine süresinde hükümleri temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla, CMK'nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1)Sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ... karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra, temyiz incelemesinden önce 23.05.2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla,bu durumun mahkemesince araştırılarak, 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi gereğince kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin, katılan ... vekili ile katılan ... vasisisin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ... karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Dosyada mevcut raporlara göre, zihinsel ve ruhsal engelleri nedeniyle meramlarını ifade edemeyecek derecede malul oldukları anlaşılan katılanlara, 5271 sayılı CMK'nin 234/2. maddesi gereğince istemleri aranmaksızın vekil görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
b)Katılanlar hakkında düzenlenen adli rapor içeriklerinde, eski ve yeni tarihli birden fazla yara izine rastlanması, taraf ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre, sanıklar tarafından sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde, insan onuruyla bağdaşmayan, katılanların bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açan davranışlarının bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nin 96/2-a maddesinde öngörülen eziyet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
c)Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... katılanlara yönelik eylemleri yönünden, suçun maddi konusunu oluşturan fiilleri bizzat gerçekleştirdikleri, bu nedenle asli fail olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık ...'un eylemlerine yardım eden sıfatıyla sorumlu tutularak TCK'nin 39. maddesi uyarınca cezalarında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiileri ile katılan ... vekili ve katılan ... vasisisin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, katılanlar ... ve ... yönünden aleyhe temyiz bulunmasına karşın; katılanlar ... ve ... karşı işlenen suçlar yönünden aleyhe temyiz bulunmadığı da dikkate alınarak, katılanlar ... ve ... karşı işlenen suçlar yönünden kurulacak hükümlerde ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy