MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde burun kemiğinde kırık olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde sanık tarafından herhangi bir çaba sarfedilmediği gibi katılanın 27.04.2015 tarihli celse de, şikayetçi olduğunu ve sanık tarafından zararının giderilmediğini beyan ettiği, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulun gerçekleşmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi uyarınca mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin (2) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası almamış geçmişi nazara alınarak, yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan, TCK'nin 51. maddesi uyarınca verilen hapis cezasının ertelenmesine" şeklinde karar verilmesi karşısında, " cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın sosyal ilişkileri göz önüne alınarak, sanığa verilen cezadan TCK'nin 62. maddesi uyarınca takdiren indirim yapılmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilerek çelişkiye neden olunması,
3)Kabule göre; 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesinde yer alan “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hükmolunan erteli 1 yıl 4 ay hapis cezasının denetim süresinin en az "1 yıl 4 ay" olacağı gözetilmeden, sanığın "1 yıl" süre ile denetim altına alınmasına karar verilmesi,
4) Kasti suçtan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy