MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ulaştığı boyut da dikkate alınarak, TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca temel cezanın alt ve üst sınır arasında makul bir oranda belirlenmesi yerine, olayın teşebbüs aşamasında kalması da dikkate alınarak sanık hakkında gerekçesi karar yerinde tartışılmadan üst sınırdan hüküm kurulması,
2)Sanığın aşamalardaki savunmasında, mağdurun bira şişesi ile üzerine yürüdüğü sırada kendisini korumak amaçlı olarak mağdura doğru elindeki bıçağı savurduğuna dair beyanı ve mağdurun ise sanık kendisine bıçak savurduğu için elindeki bira şişesini sanığa doğru savurduğuna dair beyanları karşısında sanık hakkında haksız tahrik koşullarının oluşup oluşmadığının ve hangi beyana hangi gerekçe ile üstünlük tanındığının karar yerinde tartışılmaması,
3)Sanık hakkında İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/356 Esas, 2009/36 Karar sayılı ilamının 20.01.2010 tarihinde infaz edildiği ve infaz tarihinden itibaren TCK'nin 58. maddesinde yer alan 3 yıllık süre geçtikten sonraki bir tarihte dosyadaki suç işlenmesi nedeni ile tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas sabıkası olmadığı gözetilmeden sanık hakkında önce 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, devamında ise infazda tereddüt oluşturacak şekilde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/6,7 fıkra hükümleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.