MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmasına karşın TCK'nin 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-Sağır ve dilsiz olan sanığın 5271 Sayılı CMK'nin 150/2 maddesi uyarınca zorunlu müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Katılan ... hakkında ... Devlet Hastanesinde görevli Pratisyen Hekim tarafından düzenlenen 01.01.2013 tarihli rapora göre; "sol parietooksipital bölgede 2 cm'lik kesi, sol omuz ve sırtta hassasiyet'' tarzı lezyonların basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği tespitine yer verildiği ancak rapor içeriğinin yetersiz nitelikte olup, Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevk edilerek 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın ...'a yönelik eylemi ile ilgili olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.