MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede, sanık hakkında mağdura karşı sadece 24.04.2014 suç tarihli yaralama eyleminden bir kez cezalandırılması talep edilerek kamu davası açıldığı, bu olaydan 3-4 gün önceki yaralama eylemine yönelik açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, sadece 24.04.2014 tarihli eylemi yönünden hüküm kurulması gerekirken, her iki eylemi de sabit kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın, eşi olan mağduru iki farklı tarihte basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığının kabul edilmesi halinde ise, sanığın, mağdura yönelik eylemlerinin iki ayrı kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve her bir kasten yaralama suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 43/3. maddesine aykırı davranılması,
3) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-a maddeleri gereğince belirlenen "180 gün" adli para cezası üzerinden, TCK'nin 43. maddesi gereğince (1/2) oranında artırım yapıldığında "270 gün" yerine "225 gün" adli para cezası olarak hatalı hesaplanması ve devamında bu miktar üzerinden TCK'nin 62. ve 52/2. maddelerinin uygulanması suretiyle, sanığın neticeten "4.500 TL" adli para cezası yerine "3.740 TL" adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.