MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Hükmün açıklanmasına neden olan TCK'nin 106/1-1.cümle maddesine göre hükmedilen tehdit suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK' nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
2) Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçedeki disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, suçun öğeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların açıkça gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
3) 5271 Sayılı CMK'nin 231/11 maddesinde sadece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında cezanın ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebileceğinin belirtilmesi karşısında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken TCK'nin 50/3. maddesinde belirtilen zorunluk bulunmamasına rağmen, verilen hapis cezasının TCK'nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 231/11 maddesine muhalefet edilmesi,
4) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2 maddesi gereği hükmolunan “4 ay” hapis cezasından TCK'nin 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken ''3 ay 10 gün'' yerine hesap hatası yapılarak ''3 ay'' hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
5) 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmiş olmasına göre, bu cezanın 5237 sayılı TCK'nin 50/2. maddesi uyarınca yeniden adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile BOZULMASINA, 01.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy