MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK: ...
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihi olan 10.05.2006 tarihi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.06.2010 tarihi arasındaki süre ile, denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 22.12.2012 tarihi ve açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihi arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-d ve 66/2. maddelerinde öngörülen suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre; zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşılmakla, tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında dava konusu suç ile ilgili olarak daha önce CMK'nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılıp hükmün açıklanmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş ise de; temyize konu olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2)Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK'nin 31/2. maddesi gereğince suç tarihinde işlediği yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı rapor aldırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suç tarihinde 12-15 yaş arasında bulunan suça sürüklenen çocuk bakımından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 20. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılması zorunlu olduğu halde rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Müştekininin yokluğunda karar verildiği, müştekinin soruşturma aşamasında son bildirdiği adresin .... adresi olduğu, tebligatın yapıldığı adresin ise.... olduğu, adreslerin numara kısımlarının farklı olduğu anlaşılmakla, müştekininson bildirdiği adreslere gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.