MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Hüküm tarihinde, aynı yer ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılan sanığın savunmasının alındığı celsede duruşmalardan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196. maddesinin ihlali,
2)Taraflar arasında yaşanan olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespiti, aksi halde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı dikkate alınarak, ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının kesin olarak belirlenemediği durumlarda, sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3)Kabule göre tekerrüre esas sabıkası bulunduğu belirlenen sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinin hüküm fıkrasında uygulanmaması,
4)Hükme katılmadığı hâlde, gerekçeli karar başlığına Cumhuriyet savcısının adı ve soyadı yazılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA; 11.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy