MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur hakkında düzenlenen, ... Devlet Hastanesi'nin 26.11.2012 tarihli raporunda; ''sol gluteal bölge altta 2 adet 1,5-2 cm kesi, burunda hemotom, her iki zigoma üstünde şişlik, sağ kolda yüzeysel cilt lezyonu mevcut olduğu, halen hayati tehlikesi olduğu, basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyeceğinin'' belirtildiği, ... Adli Tıp Şubesi'nin 14.01.2013 tarihli raporunda ise, ''mağdurdaki kesici-delici alet yaralanmasının yaşamsal tehlike oluşturmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir'' olduğunun belirtilmiş olması karşısında, raporlar arasında mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla, mağdur...'a ait tüm tedavi belgeleri ve raporların Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi’ne gönderilerek, mağdurun yaralanmasının niteliğine ilişkin, duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Oluşa ve tüm dosya içeriğine, suçun işleniş biçimine, sanıkların kastının yoğunluğuna, mağdurda oluşan yaraların birden fazla olması nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Olayda sanıkların da yaralandığının anlaşılması karşısında; karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy