MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, her ne kadar katılanın; emniyet müdürlüğünde verdiği ilk ifadesinde, sanık ...'in elinde 50-60 cm boylarında demir parçası olduğunu, diğerlerinin elinde birşey olup olmadığını görmediğini beyan etmiş olmasına rağmen mahkemedeki ifadesinde bütün sanıkların kendisine demir sopalarla saldırdığını beyan ettiği, beyanlarındaki bu çelişki giderilmeden sanık ... hakkında TCK 86/3-e maddesi uyarınca ceza tayin edilmiş ise de sanık ...'in katılanı silahtan sayılan sopa ile yaraladığı, sanık ...'nin ise silahtan sayılan bir cisim kullanmayıp, tekme ve yumrukla vurmak suretiyle katılanı yaraladığının kabulü halinde; sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanık ...'nın da suçta kullanılan silahtan sorumlu tutularak, hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinden tebliğnamedeki 1 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık ...'in nişanı bozulan oğlu ile müştekinin kızını barıştırmak için müştekinin evine gittiklerinde kendilerine saldırması ve bu olay ile ilgili şikayet dilekçesi bulunması nedeniyle bu dosya getirilip incelenmeden, ayrıca olay günü de sanığın beyanına göre müştekinin önce kendisine bıçak çekmesine göre kavganın başladığını savunmasına göre ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin belirlenememesi nedeniyle, sanık hakkında TCK 29. Maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
b) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.