MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olayın başlangıcına ilişkin taraflar arasında birbirinden farklı beyanlar bulunmasına ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirdiği halde, uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre, de;
2) Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nin 86/1. maddesine göre tayin edilen 1 yıl 6 ay hapis cezasına, TCK’nin 86/3-e. maddesi gereği 1/2 oranında arttırım uygulanarak 1 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, ''2 yıl 3 ay'' hapis cezası verilmesi, ve yine bu cezanın TCK'nin 87/1-c maddesinden bir kat oranında arttırılması ile 2 yıl 30 ay hapis cezası yerine, ''4 yıl 6 ay'' hapis cezasına hükmolunması suretiyle hesaplama hatası yapılması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik
5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy