MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) ....1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2012 tarih ve 2011/63 Esas 2012/812 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13/06/2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde ....2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2015 tarih 2014/545 Esas 2015/93 Karar sayılı ilamıyla TCK 106/1-1. cümle gereğince 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 27.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın denetim süresi içinde işlediği ve ihbara konu 5237 sayılı TCK 'nin 106/1-1.cümlesi maddesinde tanımlanan tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile yeniden düzenlenen uzlaştırma hükümleri kapsamına alındığından dolayı anılan ihbara konu tehdit suçuna ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında kararın açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Soruşturma aşamasında dinlenen tanıklardan Hasan Kaya, sanığın ... ve Adil isimli şahıslara sopa ile vurduğunu belirttiği, diğer tanık ...ise, şahısların birbirini yumrukla darp ettiklerini, sanığın sopa ile müştekilerden Adil'e vurduğunu gördüğünü beyan ettiği, müşteki ...'un da sanığın kendilerine vurduğunu, sopa ile de.... l'e vurduğunu belirttiği, kovuşturma aşamasında müşteki ... dinlenmeden ve mevcut deliller denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan sanık hakkında ...'a karşı yaralama eyleminden hüküm kurulurken TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması,
3) Tarafların araçları ile seyir halindeyken yol verme meselesinden kaynaklı çıkan tartışmada, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar da olduğu gözetilerek, olayın çıkış nedeni ve gelişimi değerlendirilerek
sonucuna göre sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
4) Müştekilerden Adil'in hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen dosyada, talimatla alınan beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği, 5271 sayılı CMK'nin 260. ve 237. maddeleri uyarınca kamu davasına katılma hakkı ve buna bağlı olarak hükmü temyiz etme hakkına sahip olduğu halde, duruşmalardan haberdar edilmemesi ve yokluğunda verilen hükmün müştekiye tebliğ edilmemesi,
Kabule göre de;
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.