MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
18.07.2013 tarihli hükme yönelik olarak, o yer Cumhuriyet savcısının 03.09.2013 havale tarihli temyiz dilekçesinin, adli tatil içinde sona eren temyiz süresinin 5271 sayılı CMK'nin 331/1-4. maddesi gereğince 03.09.2013'e uzaması nedeniyle süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz isteminin süresinde olmadığına ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Katılan ...'in kendisini yüzünden jiletle yaralayan kişi konusunda yargılama aşamasında, soruşturma aşamasındaki ifadelerinden farklı beyanı var ise de; olayın akabinde alınan 08.08.2006 tarihli ifadesi, 21.08.2006 tarihli 3 sayfalık şikayet dilekçesi, 13.09.2006 tarihli savcılık ifadesi ile uyumlu tanıklar ... ve...'ın anlatımları ile jiletle yaralama eylemini gerçekleştiren kişinin sanık ... olduğunun sabit olduğu, diğer sanıklar ... ve ...'un ise, 08.08.2006 tarihinde gerçekleştirilen yaralama eyleminde sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, sanıklar ..., ... ve ...'ün 07.08.2006 tarihinde koğuş içerisinde gerçekleşen yaralama ve birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçlarını birlikte gerçekleştirdiklerinin tanık ...'in anlatımı ile sabit olduğu, yine sanıklar ...,... ve ...'ın 08.08.2006 tarihinde katılana yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçunu işledikleri tanıklar ... ve ...'in anlatımları ile sabit olduğundan, tebliğnamedeki (3-A) bendinde belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanık ... hakkında 07.08.2006 ve 08.08.2006 tarihli birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan ve 07.08.2006 tarihli kasten basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan kurulan hükümlerde uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 106/2-c maddesi yerine, TCK'nin 106/2-a olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ... müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında 07.08.2006 ve 08.08.2006 tarihli hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hakaret eylemlerinin cezaevi içinde gerçekleşmesi karşısında, bu yerin aleni olmadığı gözetilmeden TCK'nin 125/4. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümlerde TCK'nin 125/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafların hükümden çıkartılması ve TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflarda yer alan "2 ay 27 gün" ibarelerinin çıkartılması, yerine "2 ay 15 gün" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanıklar ... ve ... hakkında 07.08.2006 tarihli birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit, hakaret, kasten basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar... ve... hakkında 08.08.2006 tarihli birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit, hakaret, kasten basit yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanık ... hakkında 08.08.2006 tarihli kasten yaralama ve cezaevine yasak eşya sokmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren suçtan yargılanan sanık ...'in istinabe yoluyla dinlenemeyeceği, mutlaka duruşmaya çağrılıp dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
b) Katılanın 08.08.2006 tarihinde jiletle yüzünden yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda; sanıklar...ve ...'ın sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek birlikte katılanı yaraladıkları, katılanın 08.08.2006 tarihli ifadesi, 21.08.2006 tarihli 3 sayfalık şikayet dilekçesi, 13.09.2006 tarihli savcılık ifadesi ile uyumlu tanıklar ...ve ...'ın anlatımları ile sabit olduğu halde, sanıklar ...ve ...'ın TCK'nin 37/1, 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) 5237 sayılı TCK'nin 297. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa Mahkemesi'nin hükümden önce 21.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 07.07.2011 tarih ve 69-116 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle, sanık ...'ın suçta kullandığı jiletin özellikleri tespit edilerek, jiletin TCK'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin üç ve dört numaralı alt bentleri kapsamında silah olup olmadığı hususu tespit edilip sonucuna göre, TCK’nin 297/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 20. maddesi ile yeniden düzenlenen, TCK’nin 297. maddesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ikinci fıkrası “b” bendinde sayılan “her türlü saldırı ve savunma aracı...” kapsamında kalıp kalmadığının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
d) Sanıklar ..., ...,...'ın hakaret eylemlerinin cezaevi içinde gerçekleşmesi karşısında, bu yerin aleni olmadığı gözetilmeden TCK'nin 125/4. maddesinin uygulanması,
e) Sanıklar ..., ..., ...'ın adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas mahkumiyet hükümleri olduğu halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Sanıklar ..., ...,... hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan kurulan hükümlerde uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 106/2-c maddesi yerine, TCK'nin 106/2-a olarak gösterilmesi,
g) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar... ve... nüdafiilerinin, sanıklar ... ve ...'ün, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy