MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar hakkında katılan ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında katılan ...'a karşı eylemleri yönünden 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin edilen 1'er yıl 6'şar ay hapis cezalarının, TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında arttırılması sırasında 1'er yıl 15'er ay hapis cezaları yerine 2'şer yıl 3'er ay devamında TCK'nin 87/2-b maddesi uyarınca iki kat artırılması sırasında 3'er yıl 45'er ay hapis cezaları yerine yazılı şekilde 6'şar yıl 9'ar ay hapis cezaları belirlenmesi TCK'nin 87/2-b-son maddesi uyarınca cezaların 8 yıla çıkarılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2)Sanıklar hakkında katılanlar Kemal,Hakan ve Sultan’ı kasten yaralama suçu ile mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
a)Katılan ...’in yaralanmasına ilişkin ...Yüksek İhtisas Hastanesince düzenlenen 24.08.2012 tarihli geçici raporda, hayati tehlikesinin olduğunun belirtildiği, aynı hastane tarafından 31.10.2012 tarihli beyin cerrahi uzmanınca düzenlenen raporda ise travma nedeniyle hastanın hayati tehlike geçirmiş olduğu ancak yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile düzeleceğinin, plastik cerrahi uzmanınca düzenlenen raporda da basit tıbbi müdahale düzeldiğinin belirtilmiş olması karşısında, raporlar arasındaki çelişki
-1-
nedeniyle katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının niteliği (5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87.maddelerindeki unsurları kapsayacak) duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiği gözetilmeden çelişkili rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanıklar hakkında katılan ...'a karşı eylemleri yönünden 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin edilen 1'er yıl 6'şar ay hapis cezalarının, TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında arttırılması sırasında 1'er yıl 15'er ay hapis cezaları yerine 2'şer yıl 3'er ay hapis cezalarına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza verilmesi,
c)Katılan ...'ın yaralanmasına ilişkin ...Yüksek İhtisas Hastanesince düzenlenen adli raporunun hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, katılanın tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek yaralanmasının niteliği (5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerindeki unsurları kapsayacak) duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiği gözetilmeden yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d)Katılan ...'ın hükme esas alınan adli raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığının belirtilmesine rağmen 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi ile hüküm kurularak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
e)Dosya kapsamına göre; olay tarihinden yaklaşık 1 ay önce katılan ... ile ... arasında kavga olayı meydana geldiği, söz konusu bıçaklama olayı ile ilgili olarak ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/479 esas sayılı dosyasında derdest dava bulunduğu, bu nedenle taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü sanık ... ile kardeşi diğer sanık ...’in katılan ... ve diğer katılanların içerisinde bulunduğu araca ele geçirilemeyen tüfekler ile birden fazla ateş ederek katılanları yaraladıkları olayda, mahkemenin kabulünün bu yönde olmasına karşın sanıklar hakkında katılan ...’a karşı eylemleri yönünden cezalarından 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
f)Sanıkların katılanların içinde bulunduğu araca av tüfeği ile ateş ederek katılanların yaralanması yanında aracın da saçma taneleri ile zarar görmesi sonucunu doğuran eylemlerinin kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarını oluşturacağı, buna karşın 5237 sayılı TCK’nin fikri içtima hükümlerini düzenleyen 44. maddesi uyarınca bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacaklarının hüküm altına alındığı nazara alındığında sanıkların münhasıran daha ağır yaptırıma bağlanan kasten yaralama eylemleri nedeni ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde ayrıca mala zarar verme suçundan da hüküm kurulmak suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,
g)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
h)Sanıklar hakkında katılan ...'e karşı eylemleri yönünden 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin edilen 1'er yıl 6'şar ay hapis cezalarının, TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında arttırılması sırasında 1'er yıl 15'er ay hapis cezaları yerine 2'şer yıl 3'er ay devamında TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 2'şer yıl 30'ar ay hapis cezaları yerine yazılı şekilde 4'er yıl 6'şar ay hapis cezaları belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.09.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.