MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü ile yine suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müşteki vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.10.2017 tarih ve 2014/14-599 Esas - 2017/431 sayılı kararında açıklandığı üzere; hakkında Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kısıtlama kararı verilen ve kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olan ergin müştekinin, kanuni temsilcisi ile CMK'nin 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu vekilinin iradelerinin çelişmesi halinde kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği cihetle; hafif derecede mental retardasyon tanısı ile vesayet altına alınan müştekiye atanan kanuni temsilci konumundaki vasisinin, duruşmada alınan beyanlarında suça sürüklenen çocuklardan şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, müştekiye CMK'nin 234/2. maddesi uyarınca barodan görevlendirilen vekilin, müşteki adına davaya katılmayı isteme ve kurulan hükümleri temyiz etme hakkının olmadığı anlaşılmakla, müşteki vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Müşteki hakkında hafif derecede mental retardasyon tanısıyla düzenlenen sağlık kurulu raporu dosyaya ibraz edildiği halde, akıl hastalığı sebebiyle 5271 sayılı CMK'nin 234/2. maddesi gereğince müştekiye istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
b) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, müşteki hakkında düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuğun cezasında (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
c) Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılan fıkrada uygulama maddesinin TCK'nin 31/3. maddesi yerine TCK'nin 31/1. maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.