MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ticari taksi şoförlüğü yapan sanığın aracına yolcu olarak binen katılanın bir süre sonra aracın trafikte duraklaması üzerine aniden inip uzaklaşmaya çalıştığı, sanığın da vites kolu yanındaki 250 TL kadar parasının yerinde olmadığını farketmesi üzerine aracı bırakarak katılanın peşinden gittiği, kovalamaca sonucu yakalayarak parasını istediği ve durumu inkar eden katılana vurduğu ifade ve savunmalar ile katılan hakkında düzenlenen adli rapordaki tespitlerden anlaşıldığı halde, sanığın haksız tahrik altında basit nitelikte kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Katılanın sanığa vurmaya çalıştığı ve yumruk ile sanığa vurduğu, sanığın da kendisini savunduğu ve mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği" şeklindeki çelişkili gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2018 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
Muhalefet Şerhi ektedir.
-1-
MUHALEFET ŞERHİ
Şüpheli ... hakkında, katılan ...'u 19.07.2014 tarihinde "basit yaralama" suçundan TCK'nİn 86/2, 3 e, 29 ve 53. maddelerine aykırılıktan yapılan yargılaması ve verilen beraat kararı ile ilgili olarak dosyanın incelemesinde;
Olay tarihinde ticari taksi işleten sanığın aracına müşteri olarak binen mağdurun, sanık telefonu ile konuşurken ve aracın trafikte duraksamasını fırsat bilerek aracın ön koltuk yakınında ve açıkta bulunan 200 TL parasını çalarak ve taksi parasını da ödemeden aniden inerek kaçmaya başladığı, bunun üzerine taksici sanık arabadan inerek mağduru kovaladığı ve yakaladığı esnada aralarında çıkan arbedede mağdurun çene altından kesi oluşturacak ve "basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek" şekilde yaralandığı olayda;
CMK'nin 90. maddesi 1. Fıkrasında; "Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir; a) Kişiye suçu işlerken rastlanması,
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması." hükmü bulunmakta olup yine TCK'nin 25/1. maddesinde "Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez." şeklindeki fıkranın içeriği sebebiyle, sanığın eyleminin bulunduğu hal, şartlar ve psikolojisi itibariyle "hukuka uygunluk" sınırları içinde kaldığı tarafımca değerlendirilmiş olup bu sebepten ilk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği "beraat" kararının doğru olduğu kanısına varıldığından; "sanığın haksız tahrik altında suç işlediğinden bahisle" cezalandırılması gerektiği konusunda sayın çoğunluğun verilen beraat kararının "bozulmasına" yönelik aksi görüşüne katılmıyorum.
...
3. Ceza Dairesi Üyesi
(Muhalif)
Full & Egal Universal Law Academy