MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında TCK’nin 32/2. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. maddesi gereğince akıl hastası olduğu anlaşılan sanığa zorunlu müdafii tayin edilmesi gerekirken sanığa müdafii atanmayarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi,
2) Sanık hakkında düzenlenen, .... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.02.2013 tarihli raporunda; “sanığın işlediği yaralama suçunun anlam ve sonuçlarını algıma becerisinin olmadığının” belirtildiği yine .... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 18.02.2015 tarihli raporda; ''sanığın işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılama becerisinin bozulmuş olduğunun'' belirtilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini bakımından, suç tarihi itibariyle sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas dairesinde rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy