MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın mağduru yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki "yüzde sabit iz" in adli tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunması gerekirken, TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca tayin edilmesi ve sanığın eylemini resmi nikahlı eşine karşı ve silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve mağdurun haksız tahrik niteliğinde kabul edilen "sanığa temizlik fırçasının sopası ile saldırması" şeklindeki eyleminin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilemediği, bu hususun sanığın soyut iddiasından ibaret olduğu gözetilmeksizin ve şüpheli kalan durum sanık lehine yorumlanarak sanığın cezasından TCK'nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması gerekirken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde, (3/4) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.