MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozma öncesi yerel mahkemece 30.04.2013 tarih, 2012/38 Esas - 2013/104 sayılı karar ile sanıklar ..., ... ve... hakkında mağduru kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin, sanıklar... ve ... tarafından temyiz edildiği ve bu sanıklar yönünden dosya incelenerek bozulmasına karar verildiği, sanık ...'nın temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle onun yönünden bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, bozma öncesi sanık ...'in yokluğunda verilen kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği de denetlenerek sonucunda göre işlem yapılması gerekirken, sanık ... yönünden bozma kararı verilmediği halde, bozma sonrası yeniden kurulan mahkumiyet kararı yok hükmünde olduğundan, sanık ... müdafiin temyiz istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların olay günü fikir ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak, eylemi birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanık ...'nin de asli fail olarak 5237 sayılı TCK'nin 37/1. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde yardım eden sıfatıyla sorumlu tutularak TCK'nin 39. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 03.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.