MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Sanık ...'ın hakaret ve tehditten beraatine,...'ın yaralamadan mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
... müdafiinin katılan sanık ...’ın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra verdiği hükmün onanmasını talebini içeren dilekçesinin temyize cevap dilekçesi niteliğinde olup temyiz dilekçesi niteliğinde olmadığı ve o yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkındaki beraat hükümlerini sanık aleyhine, katılan sanık ... hakkındaki yaralamadan kurulan mahkumiyet hükmünü ise katılan sanık lehine temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkındaki basit tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık ...'nın aşamalardaki değişmeyen beyanları, tanıklar ..., ... ve ...’un yaralama olayından 3-4 gün önce sanık ...'ın katılan sanık ...'ya hitaben "....çocuğu seni bitireceğim, sinkaf ol." şeklinde tehdit ve hakarette bulunduğunu beyan etmeleri karşısında; tarafların soruşturmada uzlaşmayı da kabul ettikleri gözetilerek, taraflar arasında CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde; sanık ... hakkında yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı
Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Katılan sanık ... hakkındaki yaralama suçunndan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Olay tarihinde Tıp Fakültesinde sınıf arkadaşı olan.. ve... arasında,..’ın ..’ın ailevi durumunu alay konusu yapması nedeniyle husumet bulunduğu, yaralama olayından birkaç gün önce de...’ın...’a hakaret edip onu tehdit ettiği,...’ın da olay günü...’ı yaraladığı anlaşılmakla; koşulları oluştuğu halde... hakkında TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden katılan sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.