MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
2)Olay tanıkları olan ve dosyada sanık ile aralarında husumet bulunduğuna yönelik bir emare bulunmayan ... ve ...'ın, gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma evresinde alınan beyanlarında olay anında katılanın, sanığa karşı haksız tahrik oluşturacak nitelikte bir fiil gerçekleştirdiğinden bahsetmedikleri, mahkemece de, sanığın alınan savunmasının hayatın olağan akışına aykırı görülmesine karşın sanığın, olay anında katılanın kendisinin üzerine yürüdüğüne yönelik, tanık beyanları ile örtüşmeyen savunmasına kısmen itibar edilmesi ve bu itibarla sanık hakkında koşulları oluşmamasına karşın haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy