MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunu'nun 26. maddesiyle 5230 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan sanığın temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
a) Müşteki ...’in kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde suça konu olaydan ötürü meydana gelen yaralanma nedeniyle elini iki ay ve beyan tarihi itibarı ile dahi tam olarak kullanamadığını bildirmesi, aynı şekilde hükme esas alınan adli raporda kemik kırığının derecesinin belirtilmemesi karşısında, müşteki tüm raporları ve tedavi evrakları birlikte en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevk edilip yaralanmasının duyu veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına veya kaybına neden olup olmayacağı ve yine meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin kaçıncı dereceden olduğu hususları adli tıp kriterlerine uygun olarak tespit edildikten sonra sanık ...’ın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Müşteki ... hakkında düzenlenen 23.09.2012 tarihli genel adli muayene raporunda ''sağ göz altında zygomaya doğru 1 cm raddi yara ve çevresinde 2 cm kadar yüzeysel erozyon" bulunduğunun ve yaralanmanın sabit ize neden olup olmayacağının plastik cerrahi uzmanınca değerlendirilmesi gereğinin belirtildiği,... Devlet Hastanesi'nin 04.10.2012 tarih ve 5903 sayılı raporunda müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun ve ... Devlet Hastanesi'nin 09.04.2013 tarih ve 170 sayılı raporunda çehrede sabit eser kalmadığının bildirilmesi karşısında sanık ...’in eyleminin TCK'nin 86/2 maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin TCK'nin 86/1 maddesinden hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
c) Sanıklar ve müştekilerin ailelerinin karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları, tarafsız görgü tanığı bulunmayan olaya ilişkin olarak sanıkların alınan adli raporlarında yaralanma bulgularına yer verilmiş olması ve sanıkların aksi ispatlanamayan savunmaları gözönüne alınarak haklarında 5237 sayılı TCK 29 maddesi gereğince haksız tahrik hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Kasti suçtan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK'un 326/son maddesince sanıkların kazanılmış hakları dikkate alınarak isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy