MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında suç tarihinde .... ilçesinde bulunduğunu ve mağdurun yaralanması ile sonuçlanan olayı yolda duyduğunu, olay yerine geldiğinde olayın sona ermiş olduğunu bildirdiği, suça konu kavga olayının mağdurun kardeşi ....ın beyanları ile örtüşen kolluk tutanağına göre 18:00 sıralarında ve mağdurun soruşturma aşamasında alınan ilk beyanına göre ise 17:30 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihinde düzenlenmiş ve 18:30 saatini gösteren kolluk tutanağına göre mağdurun sağlık kuruluşuna sevkinin yapıldığı, .... ’ın soruşturma aşamasında alınan ilk beyanında olayın işten ayrıldıkları esnada gerçekleştiğini beyan ettiği ve mağdur ...’ın sözleşmeli memur olarak çalıştığının alınan ilk beyanında tutanağa geçtiği, özetle olayın gerçekleştiği zaman diliminin kesin olarak belirlenemediği,
Buna karşılık, sanığın suç tarihinde görevli olduğu .... ..... Yatılı İlköğretim Bölge Okulu öğretmenler kurulu toplantısında bulunduğunu gösterir 16:45 saatini taşıyan karar defteri kaydı, bozma yönünde yönünde dosyaya ithal olunan ve sanığın ....'dan yola çıkıp 17:47 de Bitlis merkeze ulaştığını gösterir HTS kayıtları ve baz istasyonlarının 35 km mesafeye kadar hizmet sunabileceğine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yazısı içeriği ile mağdurun bozma üzerine alınan ifadesinde sanığın olay tarihi itibariyle olay yerinde olup olmadığını tam olarak hatırlayamadığını ifade etmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde; sanık savunmaları, beyanlar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Karar duruşmasında duruşmada hazır bulunan sanık müdafiine esas hakkındaki savunmasının ve son sözünün sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 216/3. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy