MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiin 03.06.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesini "sanık müdafii" sıfatı ile verdiği ve içeriğinin incelenmesinde, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiğini belirttiği, ayrıntılı temyiz dilekçesinde de bu yönde açıklamalarda bulunduğu, her iki dilekçesinde de katılan vekili sıfatı ile herhangi bir temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiin yüzüne karşı verilen hükümlere yönelik, 03.06.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile sadece sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği halde, 24.06.2015 havale tarihli ayrıntılı temyiz dilekçesinde, sanık hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü de temyiz ettiğini belirttiği anlaşılmış ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/04/2013 tarih ve 2012/3-1520 Esas - 2013/131 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, süre tutum dilekçesinde temyiz edildiği belirtilmeyen bir hükmün, kanuni süreden sonra verilen ayrıntılı dilekçe ile temyizin kapsamı genişletilerek temyiz edilemeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafiin bu hüküm yönünden süresinde bulunmayan temyiz isteminin, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3.maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3)oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2012 tarih, 2011/435 Esas - 2012/383 sayılı mahkumiyet kararının, suç tarihinden sonra 06.06.2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın tekerrüre esas olabilecek başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek sanık hakkında TCK'nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2012 tarih, 2011/435 Esas - 2012/383 sayılı mahkumiyet kararının, suç tarihinden sonra 06.06.2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın tekerrüre esas olabilecek başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin mükerrir kabul edilerek, sanık hakkında TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan TCK'nin 58/3. maddesi gereğince hapis cezası tercih edilerek, verilen hapis cezasının TCK'nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.