MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık ...'nin müşteki beyanına göre temyiz kapsam dışı diğer sanık ... ile birlikte müşteki uyurken taş ve bıçak kullanarak, müştekiyi hem hayati tehlike geçirecek hem de yüzde sabit iz kalacak şekilde yaraladığı olayda, bıçak yaralarından birinin batına diğerlerinin ise baş ve boyun bölgesine hedef alınarak hayati tehlikeye neden olması, hedef alınan vücut bölgeleri, darbelerin şiddeti, darbe sayısı, taraflar arasında önceden husumet bulunması, müştekide iç organ yaralanmasına neden olunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığı açısından delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilip dosyanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2)....Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 28.09.2012 tarihli rapor içeriğine göre; müştekinin mevcut yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda karar verilebilmesi için kişinin muayeneye gönderilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, bu hususta rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3)Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nin 86/1,86/3-e, 87/1-d-son ve 29. maddeleri uyarınca hükmolunan "4 yıl 6 ay" hapis cezası üzerinden, TCK'nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın "3 yıl 9 ay" yerine "3 yıl 11 ay" olarak hatalı hesaplanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
4) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.