MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık müdafiinin son celsede sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2) Yargılamaya konu suçun 10/01/2014 tarihinde işlenmesine göre, 28.06.2014 tarihinden önce işlenen suçlar açısından, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesinin 2. cümlesinin uygulanamayacağı ve daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların yargılama konusu suçla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Kabule göre de; sanığın olay tarihinde eşi olan mağdura karşı kasten yaralama eylemini silahtan sayılan çaydanlık ile gerçekleştirdiğinin kabul edildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 86/3-a-e bentlerini ihlal etmesi ve sanık hakkında aynı olayda iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy