Kasten yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile, kasten yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince her iki sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2017 tarihli ve 2015/222 Esas, 2017/16 sayılı kararına katılan vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına dair....1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2017/449 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.11.2017 tarih ve 2017/5512 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.11.2017 tarih ve 2017/66308 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince, mağdurların kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi zararlarının bulunduğu, söz konusu zararının giderilmediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
Yargıtay Ceza Genel Kurlunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddi zararın da hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu, manevi zarar ile fazlaya ilişkin maddi zararlar için hukuk mahkemesinde dava açmanın mümkün bulunduğu, kasten yaralama suçlarında doğrudan tazmini gereken maddi bir zarar olmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın tazmini şartının somut olayda aranmaması gerektiği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanıkların katılanlara yönelik eylemleri neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden oldukları; bununla ilgili katılanlar tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba gösterilmediği, katılan ... ... ve ... ...’in duruşmadaki beyanlarında olay nedeniyle maddi zararlarının bulunduğunu belirttikleri, zararlarının karşılandığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı bu nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle....1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2017/449 değişik iş sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.