Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonucundan karar verilmesine yer olmadığına dair Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2016/276 Esas, 2017/61 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 15.11.2017 tarih ve 2017/10792 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2017 tarih ve 2017/66311 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1 maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda sanıkların kasten yaralama suçlarından yapılan yargılamasında, yukarıda sayılan hüküm çeşitlerinden biriyle yargılamanın bitirilmesi gerekirken, mahkemesince sanıkların üzerlerine atılı suçun hangi eylemlerle gerçekleştirildiği, eylemlerin delillerle ilişkilendirilmediğinden bahisle anılan Kanun'da düzenlenmeyen bir hüküm biçimi olan "karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2016/276 Esas, 2017/61 sayılı sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy