MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet ve beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki sanık ...'ın sanık ... hakkında şikayetçi olduğu, ancak davaya katılmak isteyip istemediğinin mahkemece sorulmadığı, hükümleri ise müşteki sanık sıfatıyla da temyiz ettiği, bu şekilde katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi gereğince müşteki sanık ...'ın davaya katılan sanık olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ...'in katılanlar ... ve ...'a yönelik yaralama eylemleri hakkında kurulan beraat kararlarına ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ...'ın katılan ...'e yönelik mala zarar verme eylemi hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın katılan ...'e yönelik mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilirken uygulama maddesi olan TCK'nin 151/1 maddesinin hükümde gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar ... ve ...hakkında katılan ...'e yönelik yaralama eylemleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanıkların cezasında (2/7) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
b) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-e, maddeleri gereği hükmolunan 1 yıl 15 ay hapis cezasından TCK'nin 87/3. maddesine göre (2/7) oranında artırım yapılırken '' 1 yıl 22 ay 21 gün'' yerine hesap hatası yapılarak ''1 yıl 22 ay 20 gün'' bulunması ve TCK'nin 62/1. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken '' 1 yıl 16 ay 27 gün'' yerine hesap hatası yapılarak ''1 yıl 16 ay 26 gün" hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve Esas 2014/140 - Karar 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkları saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4) Sanık ... hakkında katılan...’e yönelik yaralama ve mala zarar verme eylemleri ile... ve ...’ye yönelik yaralamaya teşebbüs eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
UYAP'tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanığın hükümden sonra 31.07.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, bu durumun mahkemesince araştırılarak TCK'nin 64/1. maddesi gereğince, kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.