MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Temyiz isteminin reddi, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın yokluklarında verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/1. maddesi uyarınca öncelikle bilinen son adreslerine tebliğe çıkartılması gerektiği halde, sanık ...'ın 28.05.2015 havale tarihli dilekçesinde bildirdiği, hem kendisinin hem de sanık ...'in adresleri yerine, sanıkların 24.06.2013 tarihli celsede bildirdikleri adreslerine yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmaması nedeniyle, sanıkların öğrenme üzerine süresinde hükümleri temyiz ettikleri anlaşılmakla; temyiz isteminin reddine ilişkin 14.04.2016 tarihli ek karar kaldırılarak ve katılan sanık ... ve müdafiinin temyiz dilekçeleri içeriklerinden, sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini sanık sıfatıyla temyiz ettikleri, katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadıkları anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair 14.04.2016 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine ilişkin kararda usul ve Kanuna aykırı bir yön bulunmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile redde ilişkin 14.04.2016 tarih ve 2014/170 Esas- 2015/708 Karar sayılı ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanık ... hakkında katılan ... ve mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılan ... hakkında düzenlenen Hatay Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 24.09.2014 tarihli raporunda, "Kişinin olay tarihli grafisinde kırık veya çıkığa ait bulgu saptanmamış olmakla birlikte, anamnez ile klinik durum uyumlu olduğu göz önüne alınarak omuz çıkığı olduğu kabul edilirse; omuz çıkığına yol açtığı bildirilen yaralanmasının yaşam fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu" nun belirtilmesi karşısında; katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, sanıkların eylemiyle katılanın yaralanması arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı ve katılandaki yaralanmanın niteliği hususunda şüpheye yer vermeyecek nitelikte rapor aldırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, varsayıma dayalı görüş içeren yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde, hangi delillere istinaden alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiğinin açıklanması gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 61. maddesinde belirtilen hususlar tekrarlanmak suretiyle, soyut gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Suç tarihinde sabıkasız olan sanıkların, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı olmadığı halde, "Olayın oluş biçimi, sanıkların dosya kapsamından anlaşılan kişiliği cezanın caydırıcılık etkisi de nazara alınarak" şeklindeki soyut gerekçe ile sanıklar hakkında TCK'nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmaması,
d) Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif ve subjektif koşulları tartışılmadan, "CMK’nin 231/6. maddesinin (b) bendinde öngörülen koşulun gerçekleşmediği kanaatine varılarak" şeklindeki soyut gerekçe ile sanıklar hakkında CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
e) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.