MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müşteki ...’ı yaralama eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamlardan Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/357 Esas, 2008/659 Karar numaralı ilamının tekerrüre esas olduğu, hükümde ilam gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği değerlendirilmekle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda(1/4) uygulanması gerektiği gözetilmeden (3/4) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki ...’ü yaralama eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müşteki ... hakkında düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.01.2012 gün ve ... sayılı raporunda; müştekinin 03.01.2012 tarihinde yapılan muayenesinde burun sırtındaki 1 ve 1,5 cm.lik cilt renk ve seviyesine yakın görünümde, dikkati çeker özellikte olmayan 2 adet iyileşmiş yara izi gözlendiğinin” belirtilmesi, müşteki hakkında düzenlenen... Asker Hastanesi’ne ait 22.04.2014 tarihli raporda ise müştekinin yüzünde sabit iz bulunduğunun kaydedilmesi karşısında, raporlar arasında sabit iz yönünden çelişkinin giderilebilmesi için Adli Tıp ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda(1/4) uygulanması gerektiği gözetilmeden (3/4) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini
4) Sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamlardan tekerrüre esas alınanın denetime olanak verecek şekilde hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesi gereği kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.