MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanık hakkında dava konusu suç ile ilgili olarak daha önce CMK'nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılıp hükmün açıklanmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş ise de; temyize konu olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2) Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK'nin 151/1. maddesinde tanımlanan “Mala Zarar Verme” suçu olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/9 Esas ve 2015/181 Karar sayılı ilamına konu suç yönünden uzlaştırma usulünün uygulanıp uygulanmadığının araştırılması, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3) Katılan hakkında kulak burun boğaz uzmanınca düzenlenen Atatürk Devlet Hastanesinin 05.12.2013 tarihli raporuna göre, nazal grafide non-deplase fraktür hattı olduğunun bildirilmesi karşısında, katılana ait tüm tıbbı evrakın ve geçici raporun temini ile Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden TCK'nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları içerecek şekilde rapor aldırılması ve tespit edilen kırığın hayat fonksiyonlarına etki eden derecesine göre TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.