MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... tarafından yapılan temyiz talebine yönelik incelemede;
Sanığın yokluğunda verilip 08.04.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 20.04.2015 havale tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık ... müdafii tarafından yapılan temyiz talebine yönelik incelemede;
Tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında çelişki bulunması nedeni ile beyanlarının hükme esas alınmaması ve tanık ...'un müşteki Can'ın sanıklara küfür etmediğine dair aşamalardaki istikrarlı beyanları karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında mahalli mahkemenin delilleri tahlil ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Piyade hudut karakolunda görev yapan müştekilerin, kolluk görevi bulunmadığı ve yerine getirdikleri kamu görevi nedeni ile darp edilmedikleri gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK'nin 86/3-c maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 09.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.