MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanıklar ... ve ... müdafiileri süre tutum ve gerekçeli temyiz dilekçelerinde müvekkillerinin mahkumiyetlerine dair hükümleri temyiz ettiklerini açıkca belirtmekle; katılan sanık ... müdafiinin süre tutum ve gerekçeli temyiz dilekçelerinde temyiz itirazlarının müvekkili hakkında mahkumiyet ile diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla bu kapsamla sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarlarına karşı sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin “itiraz” olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezaların yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesindeki 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, TCK'nin 67/2-a maddesinde yer alan ve zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 18.06.2009 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında TCK'nin 66. ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3)Sanıklar ... ve ... hakkında birbirlerini kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılan ... hakkında Banaz Devlet Hastanesinin 17.08.2008 tarihli raporunda "üst 1 nolu dişin künt travmaya bağlı kırık ve sağ bilekte ödem oluştuğu bu haliyle basit tıbbi müdahale ile iyileşeceği" belirtildiği, katılan ... hakkında aynı hastanenin aynı tarihli raporunda "künt travmaya bağlı sağ bilekte ödem üst dudak sol tarafında sütüre kesi bu haliyle basit tıbbi müdahale ile iyileşeceği" belirtilmesi karşısında,söz konusu kesin raporların hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, katılanların tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkleri ile yaralanmalarının nitelikleri (5237 sayılı TCK'nin 86 ve 87.maddelerindeki unsurları kapsayacak) duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiği gözetilmeden, yetersiz nitelikteki raporlara dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Her iki katılan sanığın beyanlarına, bu beyanları doğrulayan adli raporlarının içeriklerine göre, birbirlerini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan sopa ile yaraladıkları halde, haklarında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
c)İlk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının kesin olarak belirlenememesi sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıkların cezalarından asgari (1/4) oranda indirim yapılması gerekirken daha vahim olaylarda uygulanma olanağı olan (3/4) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
d) Daha önceki hapis cezasına mahkumiyetleri bulunmayan sanıklar hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezalarının, TCK'nin 50/3. maddesi gereğince TCK'nin 50/2. maddesi de gözetilerek TCK'nin 50/1. maddesinde yazılı adli para cezası haricindeki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanık ...'in kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.04.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.