MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Temyiz talebinin reddine, mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
Gerekçeli kararın sanığın sorgusunda bildirdiği adresinde tebliğ edilememesi nedeniyle, adres kayıt sisteminde (mernis) yer alan adresine gerekçeli kararın tebliği gerekirken, sorgusunda bildirdiği adresinde yer alan mahalle isminden başka bir mahalle ismi yazılmak suretiyle belirlenen adreste tebliğ edilmesi nedeniyle, yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve öğrenme üzerine sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından, temyizin reddine ilişkin 14/09/2017 tarihli ek kararın kaldırılması ve sanık müdafiinin süresinde ve geçerli bir temyiz isteminde bulunduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
1) Kolluk tutanaklarına ve adli rapor içeriğine göre suç tarihinin 18/12/2007 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 25/12/2007 olarak gösterilmesi suretiyle maddi hata yapılması,
2) Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. maddesi uyarınca hükmolunan tehdit suçu olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, tehdit suçu yönünden uzlaşma yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
3) Sanık hakkında kasten yaralamaya azmettirme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece sanığın usulüne uygun yokluğunda karar verileceği ihtarını da muhtevi davetiye ile duruşmaya çağrılarak, sonucuna göre sanık hakkında yeniden yapılacak değerlendirme sonucu 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesine uygun olarak hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde davetiye tebliğ edilemeyen sanığın duruşmaya çağrılmaksızın hüküm verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 06/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.