MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesinde yer alan “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.” şeklindeki hüküm karşısında; sanığın temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebi konusunda karar verme yetkisi Yargıtay'a ait olup yerel mahkemenin söz konusu talebin kabulüne dair usule aykırı şekilde verilen 10/12/2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede,
Sanığın kusuru olmaksızın temyiz süresini geçirdiği anlaşıldığından sanığın eski hale getirme isteğinin yerinde ve bu nedenle temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık hakkında duruşma için çıkarılan çağrı kağıdında sanığın duruşmaya gelmese bile hükmün açıklanmasına karar verilebileceğine ilişkin açıklama bulunmadığı ve sanığın savunması alınmadığı gözetilmeden hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçedeki disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, suçun öğeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların açıkça gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
3) Sanığın, mağduru 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan şişe ile yaraladığı olayda sanık hakkında 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilen sanığın, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 25/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy