MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu; müştekinin, soruşturma aşamasında tarafına sunulan usulüne uygun uzlaşma teklifini kabul etmediği yönünde beyanda bulunarak 17.05.2014 tarihli uzlaşma teklif formunu imzaladığı; düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin iptal kararı infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Güncel adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas “Hakaret ve Tehdit” suçlarından sırasıyla 2 ay 15 gün hapis, 5 ay hapis cezaları bulunan sanık hakkında, tekerrüre esas alınan Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2006 tarih, 2006/308 Esas – 2006/520 Karar sayılı “Parada Sahtecilik” suçundan verilen “4 yıl” hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının, güncel adli sicil kaydına göre, 23.05.2010 tarihinde yerine getirildiği ve bu tarihten itibaren TCK'nin 58/2-b maddesindeki 3 yıllık tekerrür süresi geçtikten sonra yargılamaya konu suçun işlenmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2) Tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, TCK'nin 58/6-7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan “Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2006 tarih, 2006/308 Esas – 2006/520 Karar sayılı ilamı” ibaresi hükümden çıkarılmak ve yerine “Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/03/2011 tarih, 2010/93 Esas ve 2011/409 Karar sayılı ilamı” ibaresi eklenmek ve TCK'nin 58. maddesinin uygulandığı cümleden sonra gelmek üzere, “TCK'nin 58/6-7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” şeklindeki ibare eklenmek suretiyle hükmün isteme aykırı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy