MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargılama aşamasında duruşmalardan haberdar edilemeyen ancak suçtan doğrudan zarar gören ve kamu davasına katılma hakkı bulunan, süresinde müşteki sıfatıyla temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz eden müşteki ...'ın 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca sanık ... hakkındaki hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek; suçtan zarar gören müşteki Bekir'in CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın ve katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'ya yönelik zincirleme tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanığın üzerine atılı tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile müştekiler arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
b) Sanığın savunmasında, kuzeni olan katılan ...'in sanık ... tarafından darp edilmesi üzerine hastaneye kaldırıldığında tanık ...'ın kendisini arayarak olayı ve katılanın çenesinin kırıldığını haber verdiğini, kendisinin de kuzeninin darp edilmesine sinirlenerek müştekilere iletilmesi kastıyla tanık ...'in cep telefonu numarasına suça konu tehdit içeren mesajları yolladığını belirtmesi ve mahkemenin kabulünün de bu şekilde olması karşısında, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.