MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
Katılan ...'i, hayati tehlike geçirecek ve orta (2) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlali yaparak yaralayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde asgari hadden ceza verilmesi suretiyle, sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece katılanın anlatımları ile sanık savunmalarının tamamen birbiriyle çeliştiği, dolayısıyla ilk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemediği şeklinde yanlış gerekçe ile TCK'nin 29. maddesi uyarınca sanığa verilen cezada, haksız tahrik nedeniyle indirim uygulamamış ise de, katılanın aşamalardaki süreklilik gösteren iddiası ile tanık anlatımlarına ve hakkındaki beraat hükmü kesinleşen ...'in soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre, olayda tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir koşulların oluşmadığının anlaşılması karşısında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.