Kasten yaralama ve hakaret suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/03/2016 tarihli ve 2016/20734 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/05/2016 tarihli ve 2016/2396 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 07.12.2016 tarih ve 2016/10720 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.12.2016 tarih ve 2016/398371 sayılı tebliğnamesi ile 18. Ceza Dairesine gönderildikten sonra görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda şüphelinin, müştekinin şikayetinden yaklaşık 4 ay kadar önce müştekiyi itip merdivenden düşürerek yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle yapılan soruşturma sonucunda, müştekinin kazaen yaralandığı ve dosyaya tedavi ile ilgili rapor veya tıbbi evrak sunulmadığı, bu nedenle müştekinin iddiasının delilsiz kaldığından bahisle şüpheli hakkında müşteki ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin şüpheli tarafından itilerek yaralandığı iddiası karşısında, şüphelinin olay tarihinde tartıştığı komşusu olan ... isimli şahıs ile olaya tanık olan diğer şahısların tespiti ile tanık olarak dinlenmeleri, müştekinin tedavi olduğu hastanelerden tıbbi tedavi evraklarının celp edilerek mevcut yaralamayla ilgili rapor alınması, toplanacak diğer deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/05/2016 tarihli ve 2016/2396 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 12.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy