MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 21/2, 31/3. maddeleri gereğince hükmolunan "2 yıl 2 ay 20 gün" hapis cezası üzerinden, TCK'nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın "1 yıl 10 ay 6 gün" yerine "1 yıl 9 ay 36 gün" olarak hatalı hesaplanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nin 62. maddesi uygulanarak sonuç cezanın bulunduğu fıkradan "1 yıl 9 ay 36 gün" ibaresi çıkartılarak yerine "1 yıl 10 ay 6 gün" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu, uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suç ile birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.12.2013 tarih ve 2012/1-1569 Esas - 2013/575 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuğun, mağdur ...'i yaralamak için bıçağı savurduğu sırada kavgayı ayırmak için gelen müşteki Bayram'ın yaralanmasına neden olduğu olayda; suça sürüklenen çocuğun işlediği bir fiil ile birdenfazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle, fikri içtima kuralı gereğince, sadece en ağır cezayı gerektiren müşteki Bayram'a yönelik olası kastla yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralama suçundan hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, mağdur ...'e karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
b) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy