MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
Sanık ...’in temyiz dilekçesi içeriğinden, sanık sıfatıyla hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında müşteki ... ile mağdur ...’na yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Her ne kadar TCK’nin 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış ise de, sanık hakkında mağdur annesi Aynur’a yönelik TCK’nin 86/2 ve 3-a,e maddeleri uyarınca kasten yaralama suçundan, müşteki ...’e yönelik ise TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve sanığın bu suçlar nedeniyle mahkumiyetine dair karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsamına girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın diğer mağdur ...’e yönelik tehdit suçu ile müşteki....’a yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinin CMK'nin 253/3. maddesinin son cümlesi gereğince uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin 5237 sayılı TCK’nin 2 ve 7. maddeleri de uyarınca uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğine ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçunu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle TCK’nin 106/1-1. ve 125/1. maddeleri uyarınca temel cezasının belirlenmesinden sonra TCK’nin 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması yerine, TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmasına karar verilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA, 06.02.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemenin aynı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanının bulunduğu, CMK'nin 253/7. maddesi ve 255. maddesi de dikkate alındığında; farklı mağdura yönelik işlenen suçlarda uygulama imkanı bulunmadığı, yani uzlaşma kapsamında olan bir suç ile uzlaşma kapsamında olmayan suç farklı mağdurlara karşı işlenmiş ise; uzlaşma kapsamında olan suçtan sanığın uzlaştırma kurumundan yararlanması gerektiği, bunu yasaklayan bir hükmün olmadığı, olayımızda da sanığın mağdur ... ile müşteki ....’a yönelik tehdit ve hakaret eylemlerinin uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri ve 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden, hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerekirken onama kararı veren Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy