MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı kasten yaralama suçundan verilen düşme kararlarına yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiin, düşme kararı yerine beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle hükümleri temyiz etmesinde hukuki menfaati bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, mağdur ...'ın, sanığın ikamet ettiği sitede özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, sanığın arkadaşının izinsiz olarak siteye girmesi ve aracını yanlış yere park etmesi nedeniyle uyarılması üzerine çıkan tartışma sırasında sanık ...'ın arkadaşı olan diğer sanıklar ile birlikte, aynı fikir ve eylem birliği içerisinde mağdura saldırdıkları, her ne kadar mağdurun yüzüne yerdeyken tekme atarak hayat fonksiyonlarını müştereken ağır 5. derecede etkileyen birden fazla kemik kırığına ve buna bağlı olarak yaşamını tehlikeye sokan duruma neden olan yaralanmasının sanık ...'ın eylemi sonucunda gerçekleştiği, sanık ...'ın eyleminin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir sonuç doğurduğu kabul edilerek meydana gelen ağır neticeden sanık ... dışındaki sanıklar sorumlu tutulmamış ise de; sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, TCK'nin 37/1. maddesi delaletiyle 86/1, 87/1-d-son maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın eyleminin şikayete tabi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama olarak kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapora göre; sanığın eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını müştereken ağır (5.) derecede etkileyen birden fazla kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ve sanığın kastının yoğunluğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre mağdurun, sanığın ikamet ettiği sitede özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, sanığın arkadaşının izinsiz olarak siteye girmesi ve aracını yanlış yere park etmesi nedeniyle uyarılması üzerine çıkan tartışma sırasında sanığın, mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 23. maddesi gereğince kamu görevlisi sayılan mağdurun, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yaralama eylemine maruz kaldığı gözetilerek, buna ilişkin görev belgesi de temin edildikten sonra, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmek suretiyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy